ROMAN

HİKAYE

MASAL

MAKALE

DENEME

FIKRA

SOHBET

ELEŞTRİ

GÜNLÜK

HATIRA

BİYOGRAFİ

OTOBİYOGRAFİ

MEKTUP

GEZİ YAZISI

TİYATRO

                                                                                                                                               ROMAN

 

ROMAN

 

İnsanların yaşadıkları ya da yaşayabilecekleri olayları, yere, zamana ve şahsa bağlayarak anlatan eserlere roman denir.

*Romanda olaylar geniş ve ayrıntılı olarak anlatılır.

*Ana olay etrafında olaycıklar vardır.

*Şahıs kadrosu geniştir.Karakter çözümlemeleri yapılır.

*Zaman olarak geri dönüşler olur.

Romanlar çeşitli türlere ayrılır;

- Tarihi Roman: Konusunu tarihten alır.

- Töre Romanı: Toplumun yaşayış tarzını, geleneklerini, adetlerini işleyen romandır.

- Psikolojik Roman: Ruh çözümlemelerinin yapıldığı romanlardır.

- Egzotik Roman: Uzak ve yabancı ülkelerin doğa ve insanlarını anlatan romandır.

- Tezli Roman: Bir görüş veya düşünceyi savunan romandır.

- Polisiye Roman: Dedektif hikayelerini anlatan romandır.

 

 

HİKAYE

 

Olmuş ya da olması mümkün olan olayları anlatan kısa sanat eserleridir.

*Tek bir olay vardır.Olaycıklar yoktur.

*Şahıs kadrosu romana göre dardır.

*Kişiler çoğu zaman hayatlarının belli bir anı içinde anlatılır.

*İki tür hikaye görülür;

a)Olay Hikayesi: Maupassant tarzı da denir. Olay esastır.Bizdeki temsilcisi, Ömer Seyfettindir.

b)Durum Hikayesi: Çehov tarzı da denir. Olaydan çok insanın belli bir zaman dilimindeki durumu anlatılır.Bizdeki temsilcisi, Sait Faik Abasıyanıktır

 

 

 

MASAL

 

Olağanüstü olayların anlatıldığı sözlü bir edebiyat ürünüdür.

*Olaylar hayal ürünüdür.

*Yer ve zaman belli değildir.

*Kahramanlar insanüstü nitelikler gösterir.

*İyiler hep iyi, kötüler hep kötüdür.

*iyiler ödüllendirilir, kötüler cezalandırılır.

*Eğiticilik esastır. Evrensel konular işlenir.

*Olaylar miş'li geçmiş zaman kullanılarak anlatılır.

 

 

 

MAKALE

 

Bir gerçeği açıklamak, bir konuda görüş ve düşünceler öne sürmek ya da bir tezi savunmak, desteklemek için yazılan yazılara makale denir.

*Anlatım yalın ve yoğundur, nesnel bir nitelik taşır.

*Öne sürülen düşünce ve tez kanıtlanır.

*Söz oyunlarına baş vurulmaz, süslü anlatımdan uzak durulur.

*Her konuda makale yazılabilir.

*Gazete ve dergilerde yayımlanır.

 

 

 

DENEME

 

Yazarın herhangi bir konudaki görüşlerini, kesin kurallara varmadan, kanıtlamaya kalkmadan, okuyucuyu inanmaya zorlamadan anlattığı yazı türüdür.

*Yazar, kendisiyle konuşuyormuş gibi bir hava sezdirir.

*Samimi bir dil kullanılır.

*Yazar, öne sürdüğü görüşleri ispatlamak zorunda değildir.

*Yazarın kesin bir sonuca varma zorunluluğu yoktur.

*Nurullah Ataç "Deneme, ben ülkesidir" der.

*Yazar anlatımda ve konu seçiminde özgürdür.

*Türün ünlüleri, Ahmet Haşim, N. Ataç, Suut Kemal Yetkin, A. Hamdi Tanpınar, Selahattin Eyyüboğlu.

 

 

 

FIKRA

 

Yazarın, gündelik olayları, özel bir görüşle, güzel bir üslupla, kanıtlama gereği duymadan yazdığı kısa, günübirlik yazılardır.

*Gazete yazısıdır.

*Yazar düşüncelerini kanıtlama yoluna gitmez.

*Dil tabiidir.Günlük deyimlere, yer yer nükteli sözlere yer verilir.

*Okuyucuyla sohbet ediyormuş gibi bir hava sezdirilir.

*Türün ünlüleri, Ahmet Rasim, Falih Rıfkı,

A. Haşim, H. Cahit Yalçın, Peyami Safa.

 

 

 

SOHBET

 

Yazarın, gündelik olaylarla ilgili düşüncelerini, okuyucu ile karşı karşıya oturup konuşuyormuş gibi içten bir hava içinde yazdığı yazılardır.

*Herkesi ilgilendiren konular seçilir.

*Cümleler çoğu zaman konuşmadaki gibi devriktir.

*Yazar, sorulu-cevaplı cümlelerle konuşuyormuş hissi verir.

*İçtenlik, samimilik,doğallık sohbetin özelliklerindendir.

*Türün ünlüleri, Ahmet Rasim, Şevket Rado, Atilla İlhan.

 

 

 

ELEŞTİRİ

 

Sanat, edebiyat, düşünce eserlerini hem öz hem yapı yönünden açıklayan, başarılı ve başarısız ya da değerli ve değersiz yönlerini gösteren, bunları örneklerle somutlayıp belirten yazı türüdür.

*Eleştiri objektif olmalıdır.

*Eleştiride amaç okura ve yazara yol göstermektir.

*Eleştirmenin kişisel duygularını kattığı eleştirilere öznel eleştiri, kişisel duygularını katmadığı,objektif olduğu eleştirilere de nesnel eleştiri denir.

 

 

GÜNLÜK (GÜNCE)

 

Yaşanan olayların, izlenimlerin, tarih atılarak, günü gününe yazılması ile oluşan türe günlük denir.

*Kısa yazılardır.

*Olayı yaşayan kişi tarafından yazılır.

*Yazarın hayatından izler taşır.

*İçten ve sevecendir.

*Ruzname de denir.

*Türün ünlüleri, Oktay Akbal, Suut Kemal Yetkin,

Seyit Kemal Karaalioğlu.

 

 

HATIRA (ANI)

 

Bir yazarın kendisini yaşadığı ya da tanık olduğu olayları, sanat değeri taşıyan bir üslupla anlattığı yazılardır.

*Geçmişteki olay üzerine yazılır.

*Yazar, olayları kendi bakış açısından anlatır.

*Anılar, yaşandığı dönem hakkında bilgi verir.

*Anılarda, yazarın kişisel bakışı söz konusudur.

*Türün ünlüleri, Namık Kemal, Ziya Paşa, Ahmet Rasim, Halit Ziya, Hüseyin Cahit, Falih Rıfkı.

 

 

BİYOGRAFİ

 

Ünlü kişilerin hayatını anlatan yazı türüdür.

*Kişiyi tüm yönleriyle tanıtır.

*Açık, sade bir dil kullanılır.

*Divan edebiyatında şairleri anlatan bu eserlere, "Tezkire" denirdi.

*Türün ünlüleri; Mithat Cemal Kuntay, Şevket Süreyya Aydemir.

 

 

 

OTOBİYOGRAFİ

 

Bir kimsenin kendi yaşam olaylarını anlattığı eserlerdir.

*Çoğu zaman bunlarda, sanatçı kendisiyle beraber aile büyüklerinden, çevreden, aile içi durumlardan da söz eder.

 

 

 

MEKTUP

 

Bir düşünce veya duygunun birilerine iletilmesi amacıyla yazılan özel yazılardır.

*Türün ünlüleri; Fuzuli, Namık Kemal, Ziya Gökalp, A. Hamdi Tanpınar, Cahit Sıtkı Tarancı.

 

 

 

GEZİ YAZISI

 

Gezilip görülen yerler hakkında yazılan yazılardır.

*Gezi yazısında yazar daima, gezdiği yerleri anlatmalı, uydurma, yanlış bilgiler vermemelidir.

*Yazar gördüklerini, okuyucusunun daha iyi algılaması için, karşılaştırma yapar.Okur sanki o yerleri sanatçıyla gezer gibi olur.

 

 

 

TİYATRO

 

Hayattaki olayları konu edinen, sahnede oynanmak amacıyla yazılan edebi eserdir.

*Roman ve hikaye soyut olduğu halde, tiyatro somuttur.

*Tiyatro eserleri, konularına göre dram, trajedi ve komedi gibi türlere ayrılır.

 

A-TRAJEDİ:

 

Seyirciye, hayatın acıklı yönlerini göstermek, ahlak, erdemi anlatmak için yazılmış manzum eserlerdir.

*Konusunu seçkin kimselerin hayatından ya da mitolojiden alır.

*Kahramanları tanrılar, tanrıçalar ve soylu kimselerdir.

*Kusursuz bir üslubu vardır. Kaba sözlere yer verilmez.

*Eser baştan sona kadar ağırbaşlı, ciddi bir hava içinde geçer.

*Çirkin olaylar, seyircinin gözü önünde gerçekleştirilmez, sahne arkasında gerçekleştirilir. Bu olaylar haberciler tarafından sahnede aktarılır.

*Üç birlik kuralına uyulur.( Yer, zaman, olay )

*Oyunda korolara yer verilir.

*Ünlü trajedi yazarları;

Eski Yunan; Aiskhylos, Eurupides, Sophokles.

Fransız; Corneille, Racine.

 

 

B-KOMEDİ:

 

İnsanların ve olayların gülünç yönlerini ortaya koymak, izleyenleri güldürmek ve düşündürmek amacıyla yazılmış tiyatro eseridir.

*Konusunu, yaşanılan hayattan ve günlük olaylardan alır.

*Kişiler halktan ve yüksek zümreden her çeşit insan olabilir.

*Her türlü söze şakaya yer verilir.

*Kişilerin her türlü davranışları sahnede gösterilir.

*Birbirini izleyen diyalog ve koro bölümlerinden oluşur.

*Manzum olarak yazılır.

*Üç birlik kuralına uyulur.

Türün yazarları, Yunan-Aristophanes, Fransız- Moliere.

 

 

C-DRAM:

 

Hayatı olduğu gibi acıklı ve gülünç yönleriyle sahnede göstermek için yazılan tiyatro eseridir.

*Hayatı olduğu gibi yansıtır. Trajedi ve Komedi kaynaşmıştır.

*Konusunu günlük yaşamdan ve tarihten alır.

*Üçbirlik kuralına uyma zorunluluğu yoktur.

*Olaylar, çirkin dahi olsa sahnede gösterildiği gibi kişiler hangi sınıf ve halktan olursa olsun dramda yer alır.

 

 

 

 

                                                                                                                                 ŞİİR

 

 

ŞİİR

 

Duygu, hayal ve düşüncelerin bir düzene bağlı olarak, çekici bir dil ve ahenkli mısralar içinde aktarılmasıdır.

Şiiri düz yazıdan ayıran ölçü, mısra, ahenk gibi unsurlar vardır.

Nazım (şiir) biçimindeki yazılara "manzum"; Nazım parçalarına da "manzume" denir.

 

 

 

ŞİİR TÜRLERİ

 

LİRİK ŞİİR

 

Aşk, ayrılık, hasret ve özlem gibi konuları işleyen duygusal şiirlerdir.

*Duygu, coşku ve akıcılık söz konusudur.

*Gazel, şarkı koşma, semai lirik şiire örnektir.

 

 

 

PASTORAL ŞİİR

 

Doğa güzelliklerini, kır ve doğa sevgisini, orman, yayla, dağ, köy ve çoban yaşamını, bunlara karşı duyulan özlemleri anlatan şiir türüdür. Şair doğa karşısındaki duygularını anlatıyorsa "idil", bir çobanla karşılıklı konuşuyormuş gibi anlatıyorsa "eglog" adını alır.

 

 

 

EPİK ŞİİR

 

Destansı özellikler gösteren şiirlerdir.

*Kahramanlık, yiğitlik gibi konular işlenir.

Okuyanda coşku yiğitlik duygusu, savaşma arzusu uyandırır.

 

 

 

DİDAKTİK ŞİİR

 

Bilgi vermek, öğretmek, öğüt vermek gibi öğretici amaç taşıyan şiirlerdir.

*Ahlakilik hakimdir.

*Kuru bir üslubu vardır.

*Manzum hikayeler ve fabllar hep didaktiktir.

 

 

 

SATİRİK ŞİİR

 

Toplumdaki çeşitli düzensizlik ve bozuklukları yeren, taşlayan şiirlerdir.

Halk edebiyatında "taşlama",

Divan edebiyatında "hiciv" denir.

 

 

 

DRAMATİK ŞİİR

 

Tiyatronun manzum şekline denir. Dramatik manzume, karşılıklı konuşma şeklinde yazılan manzumelerdir.

 

 

 

 

ŞİİR BİLGİSİ

 

 

MISRA (DİZE)

 

Ölçülü ve anlamlı, bir satırlık nazım birimidir.

 

 

 

BEYİT (İKİLİK)

 

Aynı ölçüde olan ve anlamca bir bütünlük oluşturan ve iki dizeden oluşan nazım birimidir.

 

 

 

ÖLÇÜ (VEZİN)

 

Şiirde dizelerin hece sayısına veya hecelerin ses değerine göre bir uyum içinde olmasıdır.

 

 

HECE ÖLÇÜSÜ:

 

Şiirde dizeleri oluşturan sözcüklerin hece sayılarının eşitliğine dayanan ölçüdür. Hece ölçüsüyle yazılmış dizeler okunurken belli yerlerde durulur.Durulan bu yerlere "durak" denir. Durak sözcüğün sonunda yer alır.

 

ARUZ ÖLÇÜSÜ:

 

Dizelerdeki hecelerin uzunluk ve kısalığına göre, açık ya da kapalı oluşuna göre düzenlenmesidir.Kısa heceler nokta(.) uzun heceler çizgi (-) ile gösterilir.

İmale: Aruz kalıbına uydurmak için kısa hecenin uzun sayılmasıdır.

Zihaf: Uzun heceleri kısa okumaktır.

 

 

SERBEST ÖLÇÜ:

 

Bu ölçüde hecelerin sayısı ya da uzunluğu kısalığı dikkate alınmaz.

 

 

 

REDİF

 

Mısra sonlarında yazılışları, okunuşları, anlamları ve görevleri aynı olan eklerin, kelime ve kelime gruplarının tekrar edilmesine "redif" denir.

*........uzakta

*........plakta

 

 

 

KAFİYE

 

Şiirde mısra sonlarındaki ses benzerliklerine denir. Kafiyeyi oluşturan eklerin ya da kelimelerin; yazılışları ve okunuşları aynı, anlamları ve görevleri farklı olmalıdır.

*...........derinden.

*...........kederinden.

 

 

 

KAFİYE ÇEŞİTLERİ

 

YARIM KAFİYE:

 

Tek ses benzerliğine dayanan kafiyedir.

*............dizildi

*............yazıldı.

 

 

TAM KAFİYE:

 

İki ses benzerliğine dayanan kafiye türüdür.

*.........karanlık

*.........artık

 

 

ZENGİN KAFİYE:

 

Üç ya da daha çok ses benzerliğine dayanan kafiye türüdür.

*........... yolculuk

*...........soluk

 

 

CİNASLI KAFİYE:

 

Anlamları ayrı, fakat yazılış ve okunuşları aynı olan kelime ve kelime gruplarının mısra sonunda tekrarı ile oluşan kafiyedir.

*...........vakit çok geç

*...........nasıl geçersen geç.

 

 

KAFİYE ÖRGÜSÜ

 

DÜZ KAFİYE: "a a a b" ya da

"a a b b" olmalı.

 

ÇAPRAZ KAFİYE: "a b a b" olmalı.

 

SARMA KAFİYE: "a b b a" olmalı.

 

 

 

                                                                                                                               HALK EDEBİYATI

 

 

 

Halk Edebiyatının Genel Özellikleri:

 

*Kullanılan dil halkın kullandığı,konuştuğu dildir.

*Halk deyimlerine ve güzel halk söyleyişlerine yer verilir.

*Şair şiirlerini saz eşliğinde,belli bir ezgi ile söyler.

*Nazım birimi dörtlüktür.

*Hece ölçüsü kullanılmıştır (genellikle 7’li,8’li ve 11’li).

*Yarım kafiye kullanılır.Rediften yararlanılmıştır.

*Azda olsa benzetmelerden faydalanılmıştır.

(Boy serviye, yüz aya, kaş kaleme, diş inciye, yanak güle)

*İşlenen konular;

aşk,tabiat,ayrılık,hasret,ölüm,yiğitlik,toplum,din,

zamandan şikayet sık sık işlenen konulardır.

*Şiirlerin başlığı yoktur,Nazım şekilleri ile adlandırılır.

A)ANONİM HALK EDEBİYATI

 

Kim tarafından söylendiği bilinmeyen halkın ortak malı sayılan ürünlerin oluşturduğu edebiyattır.

*Sözlü geleneğe dayanır.

*Halk diliyle söylenir.

*Anonim halk edebiyatıürünleridir; mani, ninni, türkü, destan, tekerleme, bilmece, masal v.b.

*Bu ürünlerde ölüm, aşk, hasret, yiğitlik gibi tüm insanlığı ilgilendiren konular işlenir.

NAZIM ŞEKİLLERİ

 

 

MANİ

 

*Aşk, sevgi, yiğitlik, evlat sevgisi, toplum olayları ve ölüm gibi temaları işleyen bir türdür.

*Hecenin 7’li kalıbı ile söylenir.

*Bir dörtlükten oluşur.

*İlk iki dize hazırlıktır;yani doldurmadır.

*Asıl maksat son iki dizelerde söylenir.

*Kafiye örgüsü aaxa şeklindedir.

*Dört dizeden fazla olan manilerde vardır.

 

 

NİNNİ

 

Annelerin çocuklarını uyutmak için belli bir ezgi ile söylediği sözlü edebiyat ürünüdür.

*Hece ölçüsü ile söylenir.(7’li 8’li ve 9’lu).

Anne çocuğuna ilişkin isteklerini, iyi dileklerini, kendi sevincini, üzüntülerini anlatır.

 

 

TÜRKÜ

 

*Kendine özgü bir ezgi ile söylenen bir nazım biçimidir.

*Daha çok hecenin 8’li ve 11’li kalıbıyla söylenir.

*İki bölümden oluşur.Birinci bölüm türkünün asıl sözlerinin bulunduğu bölümdür.Buna bent denir. İkinci bölüm ise her bendin sonunda tekrarlanan nakarat bölümleridir.Bunlara da kavuştak denir.

*Bentler ve kavuştaklar kendi aralarında kafiyelidir.

*Aşk,tabiat,ayrılık,gurbet,harset,sevgi ve güzellik gibi konular işlenmiştir.

*Konusu ve şekli devirden devire ve çevreden çevreye değişir.

 

 

AĞIT

 

Ölen kimsenin arkasından söylenen ve ölen kimsenin hayattaki başarılarını anlatan şiirlerdir.

 

 

B)AŞIK HALK EDEBİYATI

 

*Aşık adı verilen halk şairleri tarafından oluşturulmuştur.

*Aşıklar genellikle okur, yazar değillerdir.

*Aşıklar, köy, kasaba, şehir ve asker ocaklarında yetişir

 

 

 

NAZIM ŞEKİLLERİ

 

 

KOŞMA

 

*Sevgi,doğa,türlü acılar,insanlık sevgi ve yiğitlik gibi bir türdür 11’li hece ölçüsüyle söylenir.(6+5 ve 4+4+3).

*Nazım birimi dörtlüktür. (en az 3,en fazla12).

*Son dörtlükte ozanın adı yer alır.

*Kafiye düzeni abab,cccb,dddb.... şeklindedir.

Koşmalar konuları yönüyle kendi içinde de isimlendirilmiştir.

a)Güzelleme:Aşk, hasret, ayrılık, doğa sevgisi gibi lirik konuları işleyen koşmadır.

b)Taşlama: Bir kimseyi yermek ya da toplumun bozuk yönlerini eleştirmek amacıyla yazılan şiirlerdir.

c)Koçaklama: Coşkun ve yiğitçe bir üslupla savaş ve dövüşleri anlatan şiirlerdir;

d)Ağıt: Bir kişinin ölümünden duyulan acı ifade edilir.

*Belli bir ezgi ile söylenir.

 

 

SEMAİ

 

*Hece ölçüsünün 8’li kalıbıyla söylenir.

*Koşma gibi kafiyelenir.

*En az 3,en fazla 5-6 dörtlükten oluşur.

*Kendine özgü bir ezgi vardır.

*Koşmada işlenen temaların ve konuların hepsi,semai de kullanılır.

*Koşmada ayrılan yönleri;bestesi ölçüsü ve dörtlük sayılır.

 

 

VARSAĞI

 

*İlk olarak toroslarda yaşayan Varsak boyunda ozanlar tarafından kullanılmıştır.

*Kendine özgü bir bestesi vardır.

*Müziğinde ve sözlerinde meydan okuyan,babacan erkekçe bir hava duyulur.

*Hece ölçüsünün 8’li kalıbıyla söylenir.

*Diğer nazım şekillerinden farklı bre,behey,hey gibi ünlemlere yer verilmesidir.

*Hayattan ve talihten şikayet işlenir.

 

 

DESTAN

 

*Yiğitlik,savaş,deprem,yangın gibi toplumsal açıdan önemli konular işlediği bir türdür.

*Nazım birimi dörtlüktür.(En uzun 100 dörtlük olanları vardır.

*Genellikle 11’li hece ölçüsü ile yazılır.

*Kafiye örgüsü koşma ile aynıdır.

*Kayıkçı Kul Mustafa’nın Genç Osman Destanı ‘’en ünlüsüdür’’.

AŞIK EDEBİYATININ SANATÇILARI

 

KÖROĞLU

 

*16.yy’li halk şairlerimizdendir.

*Bolu Bey’i ile yaptığı mücadele ile tanınır.

*Şiirleri arasında yiğitçe,coşkun bir seslenişle söylenmiş koçaklamaları önemli bir yer tutar.

*Aşk,tabiat gibi konuları işlediği şiirleri de vardır.

 

 

KARACAOĞLAN

 

*17.yy halk şairidir.

*Bütün aşık edebiyatı şairlerini etkilemiştir.

*Aşk ve tabiat şairidir.

*Dili sadedir arı ve duru bir Türkçe’dir.

*Şiirlerinde tasavvufa ve dini konulara yer vermemiştir.

*Şiirlerini hece ölçüsü ile yazmıştır.

 

 

GEVHERİ

 

*17.yy sonu ve 18.yy başında yaşamıştır.

*Şiirden Şam’a, Arabistan’a gittiğini bir kaynaktan da Rumenli de bulunduğunu ve bir paşanın yanında katiplik yaptığını öğreniyoruz.

*Şiirlerinde divan edebiyatının etkisi vardır.

*Yer yer aruz ölçüsünü de kullanılmıştır.

*Şiirlerinde yabancı kelimelere ve divan edebiyatı mazmunlarına yer vermiştir.

 

 

SEYRANİ

 

*Kayseri’nin Develi kasabasında doğmuştur.

*İstanbul a gelmiş ancak devrin büyüklerini hicvettiği için,memleketine dönmek zorunda kalmıştır

*Hicivleriyle tanınır.

*Aruzlar da yazmakla birlikte asıl şöhretini hece ölçüsüyle bulmuştur.

 

 

DADALOĞLU

 

*Toroslardaki göçebe Türkmenlerin Avşar boyundan olan Dadaloğlu’nun hayatı hakkında fazla bilgimiz yoktur.

*Şiirlerinde yiğitçe bir sesleniş olduğu gibi içli söyleyiş de vardır.

*İçinde bulunduğu tarih ve toplum olaylarını şiirlerine yansıtmıştır.

 

 

ERZURUMLU EMRAH

 

Zamanın ünlü şairlerindendir.Asıl kişiliği hece ölçüsü ile yazdığı koşma ve semailerinde görülür.

 

AŞIK VEYSEL SATIROĞLU

 

*Sivas’ın Şarkışla ilçesinin Sivri alan köyünde doğmuştur.

*Çocukluğunda geçirdiği çiçek hastalığı yüzünden gözlerini kaybetmiştir.

*İçli bir saz şairidir.

*Şiirlerinde insan,yurt,tabiat sevgisini dile getirmiştir.

*Ankara ve İstanbul radyolarında program yapmıştır.

*Ahmet Kudsi Tecer tarafından edebiyatımıza kazandırılmıştır.

Eserleri:Değişler,sazımdan sesler,dostlar beni hatırlasın.

 

 

C)TEKKE VE TASAVVUF HALK EDEBİYATI

 

*Dini tasavvufi düşünceyi yaymak düşüncesiyle gelişen bir edebiyattır.

*Bu edebiyatın konusu Allah aşkı ve Vahdet-i Vücud düşüncesidir.

*Şairleri hem divan edebiyatı hem de halk edebiyatı nazım şekillerinde kullanılmıştır.

*Aruz vezni ve hece vezni birlikte kullanılmıştır.

*Dili halkın anlayabileceği bir dildir.

 

 

NAZIM ŞEKİLLERİ

 

İLAHİ

 

*Allah’ı övmek ve ona yalvarmak için yazılan şiirlere denir.

*Özel bir ezgiyle okunur.

*Hecenin 7’li 8’li 11’li kalıbıyla söylenir.

 

 

NEFES

 

*Bektaşi şairlerinin söyledikleri şiirlere denir.

*Tasavvuftaki Vahdet-i Vucud düşüncesi anlatılır.

*Hz. Muhammed ve Hz. Ali için övgülerde söylenilir.

 

 

NUTUK

 

Pirlerin ve mürşitlerin, tarikata yeni giren dervişlere tarikat derecelerini ve tarikat adabını öğretmek için söyledikleri şiirlerdir.

 

 

DEVRİYE

 

Devir kuramını anlatan şiirlere denir.

 

 

ŞATHİYE

 

İnançlardan teklifsizce, alaylı bir dille söz eder gibi yazılan şiirlerdir.

 

 

TEKKE VE TASAVVUF EDEBİYATI SANATÇILARI

 

YUNUS EMRE (1249-1322)

 

*Eskişehir’de doğup öldüğü söylenir.

*Hayatı efsanelerle örülmüştür.

*Dili sadedir.

*Allah inancını ve insan sevgisini işler.

*Şiirlerinde coşkun bir lirizm vardır.Lirik bir şairdir.

*Şiirlerinde hem aruz hem de hece vezni kullanılmıştır.

*İşlediği konular yönüyle evrenseldir.

Eserleri:Divan,Risaletün Nushiye

 

 

PİR SULTAN ABDAL (?-1560)

 

*16.yy!da yaşamış bir Bektaşi şairidir.Sivas’ın Banaz köyünde doğmuştur.Hızır Paşa tarafından Sivas'ta öldürülmüştür.

*Tasavvuf,tabiat,aşk ve halkın gerçek yaşayışıyla ilgili konular işler.

*Divan edebiyatında etkilenmemiştir. Dili sadedir.

 

 

HACI BEKTAŞ-I VELİ (1209-1270)

 

13.yy’da yaşamıştır,Türkistan’ın Nişabur şehrinde doğmuştur.A.Yesevi’nin isteğiyle Anadolu’ya gelmiştir.

Bilinen en önemli eseri ‘’Makalat’’tır. Sohbetler sözler anlamına gelir.Hz Adem’in yaratılışı, Şeytan ve Şeytani işler, Allah’ın birliği gibi konuları ele almıştır.

 

 

                                                                                                                            DİVAN EDEBİYATI

 

Divan edebiyatına "yüksek zümre edebiyatı", "havas edebiyatı", "Klasik Türk edebiyatı" gibi isimler verilir. Fakat her şairin bir "divan"ı olduğu için daha yaygın olarak kullanılan isim "divan edebiyatı"dır.

 

Divan Edebiyatının Genel Özellikleri:

*Şiirde aruz ölçüsü kullanılmıştır.

*Tüm şairlerin kullandığı,mazmunlar (kişileşmiş,kalıplaşmış sözler) kullanılır.

*Dil süslü ve sanatlıdır.Arapça ve Farsça kelime ve tamamlamalara sıkça yer verilir.

*Şiirde konu bütünlüğü aranmaz.Beyit bütünlüğü esastır.Her beyit ayrı bir konuyu işler.

*Anlamdan çok söyleyiş önemlidir.Ne söylediği değil nasıl söylediği önemlidir.

*Kafiye göz içindir.Genellikle zengin kafiye kullanılmıştır.

*Şiire başlık konmaz.Her şiir redif veya türünün adı ile anılır.

*İnsanın iç dünyasına yönelik soyut ve kitabi edebiyattır.

*Özgün değil taklitçidir.(Arap ve Farsça edebiyat etkisindedir.

*Nazım birimi olarak gazel,kaside,Rubai gibi Arap ve Fars edebiyatından alınan nazım şekilleri kullanıldığı gibi tuyuğ ve şarkı gibi divan edebiyatının Türklerin kazandırdığı nazım şekilleri de kullanılmıştır.

 

DİVAN EDEBİYATI NAZIM ŞEKİLLERİ

 

Nazım Birimi Beyit Olanlar:

 

GAZEL

 

*Aşk ayrılık hasret ölüm gibi lirik konuların işlendiği şiir türüdür.

*Türk edebiyatına İran edebiyatından girmiştir.

*İlk edebiyat ‘’matla son beyitine makta’’denir.

*En güzel beyite beytül gazel denir.

*Son beyitte şairin mahlası yer alır.

*Gazelin bütün beyitlerinde aynı konu işleniyorsa buna yek-ahenk gazel denir.

*Bütün beyitleri aynı güzelliğe sahipse yek avaz gazel denir.

*Beyit sayısı 5-15 beyit arasındadır.

*İlk beyit kendi arasında kafiyelidir.Diğer beyitlerin ikinci beyitleri birinci beyit ile kafiyelidir.Yani aa,ba,ca,da,ea şeklinde

 

 

KASİDE

 

*Din ve devlet büyüklerini övmek amacıyla belirli kurallar içinde yazılan uzun şiirlere denir.

*İlk beytine matla son beytine makta denir

*Şair matla beytini kasiden her hangi bir yerinde yinelenebilir .

*Şair mahlasının bulunduğu beyte taç beyit denir .

*En güzel beytine beytü ,l kasid denir.

*En az 31(33)en fazla 99 beyit olur.

*Kaside belli bölümler halinde yazılır.

a) Nesib bölümü: Bahar mevsimi kış manzaraları betimlenir ya da kurban ve ramazan bayramı anlatılır.

b) Girizgah Bölümü: Nesib bölümünden asıl konuya geçmiş ifade eden bir veya birkaç beyittir . nükteli ince sözlerin söylendiği bölüm.

c) Medhiye bölümü: Asıl anlatılmak övülmek istenen kişi için denecekse açıklanır .Asıl bölümdür.

d)Fahriye bölümü: Şairin kendini övdüğü ve diğer şairlerle karşılaştırdığı bölümdür.

e)Tegazzül bölümü: Kasideyle ayni ölçüde ve uyakta gazel yazılır.

f)Dua bölümü: Şair övdüğü kişinin başarılarının devamlı olmasını ömrünün uzun olması için dualar eder iyi dileklerde bulunur.

 

Kasideler Konularına Göre de Değişik Adlar Alır.

Tevhid:Allah’ın birliğini anlatan kasideler.

Münacaat:Allah’a yalvarmak,dua etmek amacıyla yazılan kasideler.

Naat:Peygamberimizi övmek için yazılan kasideler.

Mehdiye: Devrin ileri gelenlerini övmek için yazılan kasideler.

Hicviye: Devrin yöneticilerini eleştirmek için yazılan kasideler.

Mersiye: Devlet büyüklerinin ölümünden duyulan üzüntülerin anlatıldığı kasideler.

Not: Kasideler "nesib" bölümünde işlenen konulara ve rediflerine göre adlandırılır.

 

 

 

 

MESNEVİ

 

*Mesneviler öğüt verici bir olayı anlatan uzun şiirlerdir.(savaş,aşk,tarihi olaylar,din ve tasavvuf)

*Mesneviler Divan edebiyatında bir bakıma günümüzdeki roman ve hikayenin yerini tutuyordu.

*Beyit sayısı sınırsızdır.

*Her beyit kendi arasında kafiyelidir.(aa,bb,cc,dd...)

*Aruzun kısa kalıpları ile yazılır.

*Beş mesnevinin bir araya gelmesiyle hamse oluşur

 

 

 

KIT’A

 

Belli bir uyak düzeniyle yazılmış olan,dizeleri arasında ölçü birliği bulunan;herhangi bir düşünce ya da duyguyu en az ikiden başlamak üzere,en çok on altı beyitte anlatan nazım biçimine denir.

*Gazelden farklı olarak matla beyti yok.

*Kafiyelenişi xa,xa,xa...

*Daha çok felsefi ve toplumsal düşünceler anlatır.

 

 

 

MÜSTEZAT

 

*Bir uzun bir kısa dizeden oluşan nazım şeklidir.

*Kısa dizelere ziyade denir.

*Aruzun bir tek kalıbıyla yazılır.

*Kafiyelenişi gazel gibidir.

*Makta beyti yoktur.

 

 

Nazım Birimi Dörtlük Olanlar

 

RUBAİ

 

*Dört dizeden oluşur.Kafiye düzeni aaxa şeklinde.

*Şarap,dünyanın türlü nimetlerinden yararlanma,hayatın anlamı ve hayat felsefesi ve ölüm gibi konular işlenir.

*Kendine özgü 24 kalıbı vardır.İranlılara aittir.

 

 

TUYUĞ

 

*Dört dizeden oluşur.

*Kafiyelenişi rubai gibidir.

*Aruzu Failatün,Failün kalıbıyla yazılır.

*Konu sınırlaması yoktur.

 

*Türklerin kazandırdığı bir nazım şeklidir.

 

 

ŞARKI

 

*Beyitle okunmak için yazılan,dörder dizelik bentlerden oluşan nazım biçimidir.

*Dörtlük sayısı 3-5 arasındadır.

*Birinci dörtlükte 2 ve 4,diğer dörtlüklerde ise 4. dize tekrarlanır.Bu dizelere nakarat denir.

*Kafiye örgüsü abab,cccb,dddb gibi

*Türklerin kazandırdığı bir nazım şeklidir.

*Günlük hayat,aşk,sevgi gibi konular işenir.

 

 

MURABBA

 

*İlk dörtlük kendi arasında kafiyelidir.Diğer dörtlükler ise 4. dize 1. dörtlük ile kafiyelidir.(aaaa,bbba,ccca,)

*Felsefi konular ve aşk işlenir.

 

Bentlerle Kurulanlar:

 

TERKİB-İ BENT

 

*Bentlerde kurulan bir zaman nazım şeklidir.

*Her bent 7 ile 10bent arsında değişir.

*Bent sayısı 5 ile 10 bent arsında değişir.

*Gazeldeki gibi kafiyelenir.

*Her bent arasında vasıta beyti bulunur.

*Talihten,hayattan şikayet,dini tasavvufi ve felsefi düşünceler anlatır.

*Terkib-i bentlerde her bentten sonra vasıta beyti değişir.

 

 

TERCİ-İ BENT

 

*Biçim ve uyak yönüyle Terkib-i Bende benzer.

*Terkib-i Bentte değişen vasıta beyti Terci-i Bentte de değişmez.

*Vasıta beytinin aynen tekrarlanması bütün benlerde aynı konuyu işlemeyi zorunlu kılar.

*Felsefi konular,Allah’ın kudreti kainatın sırları tabiatın zıtlıkları gibi konular işlenir.

 

 

 

DİVAN EDEBİYATINDA NESİR

(DÜZ YAZI)

 

NESİR TÜRLERİ

 

Tarih:Resmi niteliği olmayan bir türdür. Vakayiname ise Osmanlı devletinin resmi tarihidir

Tezkire:Edebiyat tarihi veya biyografının divan edebiyatındaki karşılığıdır.

Sefaretname:Osmanlı elçilerinin bulunduğu ülkelere ait bilgileri izlenimleri içeren ve gezi yazısına benzeyen bir türdür.

Seyahatname:Gezi yazısıdır.Divan edebiyatında nesir, dil ve üslup açısından üç bölümden ele alınır.

 

A)SADE NESİR

Halk için sade bir dille konuşulur temelde konuşma dil yeteneğini kaybetmemiştir.

 

B)ORTA NESİR

Halk konuştuğu dilden ayrılmış yer yer süslü nesrin niteliklerini taşımakla beraber anlatmak istediği anlaşılır bir şekilde ortaya koyan nesirdir.

 

C)SÜSLÜ NESİR

Ustalık göstermek amacıyla yazılış yabancı kelimelere tamamlamalara yüklü şekillerin kullandığı söz ve anlam.Sanatlarıyla dolu bağlaçlarla uzayıp giden cümlelerle örülmüş,güç anlaşılır bir nesirdir.

Nesirle Yazılmış Ünlü Eserler:

Kabusname:Mercimek Ahmet

Tazarruname:Sinan Paşa

Seyahatname:Evliya Çelebi

Keşfü’z-Zünün:Katip Çelebi

Naima Tarihi:Naima

Münşeat:Süslü nesir örneklerinden oluşan kitaplara denir.